Arşiv

‘Genel’ Bölümünün arşivi

Deniz kabuklarını mücevhere dönüştüren meslek Birçok yumuşakçanın kavkısında bulunan ve sedef işçiliğinde kullanılan gökkuşağı renklerinde pırıltılı sert maddeye “sedef” denir. Yumuşakçalarda ve kolsu ayaklılarda dış derinin özel bir bölgesinin salgıladığı kireçten dış iskelete “kavkı” denir. Yumuşakçaların kavkısının iç yüzeyleri genellikle sedeflidir. Sedef kavkıyı oluşturan kireç prizmalarının özel biçimde dizilişinin sonucudur. Ana maddesi konkiyolin denilen azotlu […]

Read more »

Gelecekte belki de gençlerin hatırlayamayacağı bir meslek Büyük Larusse sandalyeyi sandal ağacından yapılmış iskemle olarak tarif etmektedir. (Sandalye yapımında sandal ağacının kullanılmasının nedeni hoş kokulu ve kerestesinin renkli oluşundandır. Bu ağaç Hindistan ve Malakka’nın dağlık bölgelerinde yetişir.) Büyük Larusse başka bir anlatımda ise sandalyeyi yan kolları olmayan arkalıklı oturma eşyası olarak anlatmaktadır. Biz bu yazımızda […]

Read more »

Evlerimizin başköşesindeki o sihirli kutular da gitti Bilinen ilk radyo programı yayını 1906’da Noel gecesinde gerçekleştirildi. 1907’ de Berlin ile Kopenhag arasında bir söz iletimi olarak, 1910’da ABD’de müzik, 1914’te Belçika’da bir konser iletimi ile devam etti.1921’de General Ferrie, Eiffel kulesinden denemelere, daha sonra da düzenli radyo yayınlarına başladı. Bu dönemde radyo yayınlarının gücü birkaç […]

Read more »

Üreticilerini bile büyüleyen meslek GÖKYÜZÜNÜN RENKLERİYLE BEZENEN KUTNU Çözgüleri genellikle ipek, atkıları ise pamuk ipliğinden olan saten örgü ile dokunmuş ve çözgü yönünde renkli desenleri olan bir tür yarı ipekli kumaşa “kutnu” denir. Dokuyan ustalara da basitçe “kutnu dokumacısı” ya da “kutnu ustası” adı verilir. Kutnunun diğer bir adı da “saray kumaşı”dır. SARAY KUMAŞI KUTNU Kutnu […]

Read more »

Geçmişini arayan meslek Köşker sözcüğü dilimize Farsça’dan girmiştir. Aslı “kevsger” olan bu sözcük değişime uğrayarak önce “koşkar”a daha sonra da “köşker”e dönüşmüştür. Anlamı, yemeni dikicisi, ayakkabı tamircisidir. Köşkerlik önemli el zanaatlarındandır. İnsan giyim kuşam eşyalarından hayvan koşumlarına kadar çeşitli sahalarda yaygın bir kullanımı vardır. Bunlar; pabuçlar, çizmeler, postallar, çarıklar, terlikler, ayakkabı türündendir. Bir dönemin en […]

Read more »

Sevdiğine sözü olan bir kilim dokur… Kilim sevdadır özlemdir derttir istektir. Kilim, havsız, atkı yüzlü ve çeşitli motiflerle dokunan bir tür döşeme yaygısıdır. Cicim, sumak ve zili kilimle genellikle karıştırılan diğer yaygı türleridir. Bu saydıklarımızın dokuma teknikleri kilimin dokuma tekniğinden farklıdır. Kilim ile aralarındaki en büyük fark ise cicim, sumak ve zilinin her iki yüzünün […]

Read more »

Odam dört köşe, halısı Keçe… Keçeci Hökkeş – 1995 Konumuz olan keçecilik ve keçeyle ilgili halk arasında sık kullandığımız deyimlerden birkaç örnekle başlayalım yazımıza. “Keçe kepeneğe gümüş düğme” “Keçe kepenek altında gümüş düğmeler var” “Keçeyi sudan çıkarmak” “Keçeyi suya atıp çıkan yerini taşlamak” Keçe, koyun, tavşan, deve, lama gibi hayvanların yünleri ile tiftik keçisinin kıllarının su, sabun ve ısı yardımıyla oluşturulan alkali bir ortamda liflerinin birbiri arasına girmesi ile elde edilen atgısız-çözgüsüz […]

Read more »

Nereye gitti bu meslekler; yoksa düş müydü onlar? ZEMBİL Hasırcıların, hasırın yanı sıra ürettikleri ürünlerden biri de zembildir. Zembilin ana maddesi de hasırda olduğu gibi sazdır. Saz, bilindiği gibi bir bataklık bitkisidir. Bataklıklarda oluşan sazlıklardan elde edilir. Sürekli kendinden üreyebilen, doğal kaynaklardan beslenen, bakım ve gübreleme istemeyen doğal bir zenginliktir sazlıklar. Günümüzde sayıları küresel ısınmayla […]

Read more »

Şıh Hamamı – 1993 Kayboluşa doğru hızla yol alan bir meslek “Hamamda deli var”, “hamam deliye kaldı”, “hamamı görmeden curuna aşık olmak”, “hamama giren terler”, “hamamcının parası zibile (çöpe) bağlı gerek”, “hamam kaçkını”, “hamam nalını suratlı”, “hamamın suyuyla misafir ağırlamak” gibi pek çok deyime konu olan hamamların dünden bugüne gelişimini ve Türk kültüründeki yerini anlatmaya […]

Read more »

Türk’ün eski el sanatı Demircilik, Türklerin en eski el sanatlarındandır ve Türk ulusu nezdinde saygın bir yere sahiptir. Tarihten örnek vermek gerekirse, Göktürklerin atalarının da demirci olduğu, Ergenekon destanında demir dağının eritilip oradan yol alındığı ve o günün de kutsal sayıldığı anlatılır. Bir inanışa göre demirciliği insanlığa Hz. Davut öğretmiştir. Bundan dolayıdır ki Hz. Davut […]

Read more »